wrapper

Son Dakika

Perşembe, 22 Ocak 2015 03:00

Çin Nükleer Güç Programı ve Nükleer Enerji Planlaması Kapsamında Karbonsuz Baz Yük Kaynağı Nükleer Güç Santralleri NGS Nükleer Güvenlik Kıstasları ve Nükleer Radyasyon Güvenliği Zafiyetleri

Yazan
Öğeyi Oyla
(0 oy)

Çin elektrik talebi ve temel enerji kaynağı güç ihtiyacı ülkenin yüksek büyüme hızı rakamlarına paralel şekilde süratle artmaktadır. Artan Çin enerji kullanımı ve elektrik gereksinimi ile birlikte gezegenimiz global sera gazı emisyonları özellikle de küresel karbon salımları ve dünya karbondioksit salınımları yükseliş oranları yönünden çok tehlikeli boyutlara aynı zamanda aşırı seviyede olumsuz bir atmosfere doğru sürüklenmektedir.

 

Hem insan sağlığı ve çevre güvenliği perspektifleri açısından hem de ulusal enerji arz güvenliği sarmalı ve ikilemi yaşamamak bağlamında Çin, karbon emisyonları olmayan doğa dostu yenilenebilir enerji kaynakları YEK tabanlı güç sistemleri ile temel yük kaynağı uranyum ve toryum kökenli yeni kuşak nükleer güç santralleri NGS elektrik üniteleri projeleri geliştirmek için bilimsel ve teknolojik olarak yoğun çaba göstermektedir. Böylece Çin, baz elektrik yükü kaynağı demode kömür yakıtlı termik santraller yerine karbonsuz yenilikçi nükleer reaktörler kurulması ve işletilmesi projeksiyonları çalışmaları hız kazanmaktadır. Yükseklere tırmanan uluslararası çevre kirliliği katkısını azaltmak için çevre dostu karbonsuz YEK üniteleri ve NGS sistemleri aracılığıyla Çin, global eko denge sistemi perspektifleri yönünden çok kötü olan küresel karnesini ve son derece berbat düzeylerde seyreden imajını düzeltmeyi hedeflemektedir. Ayrıca Çin, yeşil elektrikle çalışan kara taşıt araçları aküleri şarjı açısından ise karbonsuz çevreci güç üniteleri üretimleri araştırmalarını ön plana çıkarmaktadır. Öte yandan, uluslararası nükleer güç santrali NGS lisanslandırılması kanuni düzenlemeleri kapsamında global nükleer güvenlik kriterleri ve küresel nükleer emniyet kıstasları uygulamaları ile ilgili nükleer yasal düzenlemeler ve nükleer mevzuat denetimleri birinci öncelikli kabul edilmektedir. Geçmişte çok ciddi global nükleer güç santrali NGS kazaları nükleer yakıt erimesi biçiminde vuku bulmuştur. Nükleer reaktör kalbi yakıt erimesi kazaları küresel radyolojik güvenlik ve yerel nükleer radyasyon güvenliği standartları çerçevesinde aşılması zor sorunlar oluşturmuştur. Nükleer ders niteliğinde birincil ve aktif nükleer güvenlik sistemleri donanımlarından yoksun Ukrayna Çernobil (Chernobyl) nükleer güç santrali NGS kazası ile pasif nükleer güvenlik sistemleri zafiyeti nedeniyle deprem ve tsunami süpürtü dalgaları doğal felaketler zinciri sonrası gelişen Japonya Fukuşima Daiçi (Fukushima Daiichi) zenginleştirilmiş uranyum kaynaklı nükleer elektrik reaktörleri kazası yaşanmıştır. Söz konusu küresel nükleer yakıt erimesi kazaları vasıtasıyla global yeni nesil nükleer elektrik santralleri lisanslandırılması alanında çok önemli nükleer güvenlik ve radyasyon güvenliği ile radyolojik güvenlik dersleri çıkarılmıştır. Son Japon Fukushima nükleer güç santrali NGS kazası dikkate alındığı takdirde yenilikçi ve evrimsel yeni kuşak nükleer güç santralleri NGS inşaatları için nükleer lisanslama mevzuatları ve nükleer yasal düzenlemeleri içeriğinde modern pasif nükleer güvenlik sistemleri ve ekipmanları temini ve tesisi hükümleri de titizlikle göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Günümüzde Çin, elektrik üretimi profili içerisinde %2 düzeyinde yer alan nükleer enerji payı oranını çağdaş baz yük santralleri olan evrimsel nükleer elektrik reaktörleri kanalıyla artırmayı aynı zamanda %80 düzeyine ulaşan temel yük kaynağı modası geçmiş kömüre dayalı termik santraller güç üretimi payını ise düşürmeyi planlamaktadır. Çin 2014 yılı 20 gigawatt olan nükleer enerji kapasitesi rakamlarını 2020 yılına kadar 58 gigawatt seviyesine kadar çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda Çin’de 22 adet nükleer elektrik üretimi tesisi faaliyet göstermekte ve 26 adet yeni nesil nükleer güç tesisi inşaatı ise sürdürülmektedir. Ülke çapında hızlı şekilde ilerleyen Çin karbonsuz yeni kuşak nükleer güç santrali NGS kurulması ve işletilmesi faaliyetleri İngilizce dilinde “make haste slowly”, “more haste less speed”, “haste makes waste” veya “slow and steady wins the race” cümleleri ile ifade edilen “acele işe şeytan karışır“ özdeyişimizi hafızalara taşımaktadır. Bu yazıda baz yük kaynağı ileri nükleer güç santralleri NGS projeleri kapsamında Çin nükleer enerji programı zafiyetleri ve sorunları ele alınmaktadır. 

Özellikle Çin’de yaygın şekilde kullanılan elektrik üretimi amaçlı düşük kaliteli linyit yakıtlı termik santraller ve diğer kömür yakan sanayi tesisleri ölüm üreteçleri olarak tanımlanmaktadır. Çok ciddi boyutlara kadar gelen Çin hava kirliliği yılda 500000 insanın ölümüne neden olmaktadır. Asıl öldürücü çevre kirliliği, Çin elektrik portföyü içinde beşte dört oranında yer alan baz enerji kaynağı kömür tüketen güç santralleri elektrik üretimleri yoluyla oluşturulmaktadır. Çin yıllık ekonomik büyüme hızı ve hayat standartları ölçütleri gelişimlerine paralel 2030 yılına kadar ülkenin elektrik üretimi ihtiyacı ve güç kullanımının iki kat artacağı hesaplanmaktadır. Artan Çin elektrik enerjisi gereksinimi ve tüketiminin ithal ve yerli kaynaklara dayalı kömür santralleri ünitelerince karşılanacağı varsayıldığı takdirde çevre güvenliği ve insan sağlığı standartları yönünden ülkede aşırı derecede kötü koşullara doğru yol alınması kaçınılmaz görülmektedir. Çevre felaketleri doğuran mevcut şartlar dikkate alındığında bile Çin yönetiminin ülke enerji kaynaklarının dönüşümü, çevrimi ve transformasyonu bağlamında ne kadar hırslı ve istekli olduğu kolayca anlaşılmaktadır. Reformcu ulusal enerji devrimi niteliği simgeleyen Çin elektrik dönüşümü projeksiyonu gerçekte nükleer güç planlaması ve nükleer enerji programı çalışmalarına odaklanmaktadır. Dünya ülkelerinin kuşku ve kaygı dolu yorumlarına rağmen Çin nükleer güç programı yatırımları öncelikli biçimde yol almaktadır. Ülke genelinde yaklaşık 24 adet yeni nesil nükleer güç santrali NGS inşaatı sürdürülmekte ve 2020 yılına gelindiğinde ise hâlihazırdaki Çin nükleer güç kapasitesi rakamlarının üç misli artacağı öngörülmektedir.  Çin’in en büyük nükleer santral inşaat ve reaktör işletici firması olan China General Nuclear Power – CGNP, 10 Aralık 2014 tarihinde Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası ve piyasasına hisse senedi satışı ile arzı planlarını açıklamıştır. Çin Hükümeti’nin nükleer güç santrali NGS yatırım projelerini gerçekleştirmek için dış finansal kaynaklara gerek duymamasına karşın CGNP ’nin borsaya kısmi hisse senedi arzı, sadece ülke nükleer enerji endüstrisi ve sektörünün arkasındaki politik kamu desteği ve devlet gücünün gösterilmesi bakımından oldukça önem taşımaktadır. Öte yandan, çoğu ülkede nükleer enerji yatırımları seçeneği şimdilik gözde kabul edilmemektedir. Büyük kapasiteli yeni kuşak nükleer enerji reaktörleri maliyetleri sürekli olarak artmakta ve nükleer santral inşaat süreleri de uzamaktadır. Global çağdaş alternatif enerji kaynakları hızla çoğalırken küresel nükleer güç ekonomisi kötüye gitmektedir. Tabii afetler silsilesi sonrası meydana gelen Japon Fukuşima NGS kazası tam hafızalardan silindiği sırada Aralık 2014 başlarında Ukrayna’da nükleer güvenlik gerekçesi ile Avrupa’nın en büyük nükleer reaktörünün kapatılması ve faaliyetinin geçici durdurulması kamuoyunun nükleer korku ve nükleer enerji kaygılarının yeniden alevlenmesine neden oldu. Ayrıca, kamuoyu baskısı sonucu oluşan nükleer enerji korku ve nükleer kuşkuların politikacılar tarafından ülkelerinde nükleer elektrik projeleri iptali ve askıya alınması şeklinde uygulanması ise evrimsel nükleer güç santrali NGS maliyetleri üzerinde son derece olumsuz etki yapmaktadır. Bununla beraber Çin yukarıda kısaca anlatılan diğer ülkelerin karşılaştığı nükleer santrallerin politik ve finansal sınırlamaları ile yüz yüze gelmemektedir. Çin Hükümeti, ekonomik darboğaz yaşayan çok sayıdaki altyapı projeleri ve yatırımlarını gözden çıkarmaktadır. Ancak, kamuoyunun nükleer güvenlik ölçütleri ve nükleer radyasyon güvenliği kıstasları yerine ülke çapında hüküm süren ciddi is ve kurum kökenli hava kirliliği sorunları ile ilgilenmesi aynı zamanda nükleer güç projeleri girişimlerini rafa kaldıracak ve engelleyecek muhalefetin bulunmaması da Çin nükleer enerji yatırımları planlarınasekte vurmamaktadır. Her şeye rağmen demokratik olmayan tekelci devlet yapısı içerisinde bağımsız nükleer güvenlik düzenleme kurulları ve disiplinli nükleer kıstaslar uygulayıcısı kuruluşlar ile özgür iradeli sivil toplum örgütleri denetiminden yoksun, alelacele politik nükleer enerji girişimleri fevkalade riskli sayılmakta aynı zamanda Çin yönetiminin aksine gereksiz nükleer güç yatırım projeleri faslında değerlendirilmektedir. 

Aşağıdaki resimde bir Çin nükleer güç santrali NGS inşaat sahası ve nükleer reaktör kalp ünitesi montaj alanı dış cepheden gösterilmektedir.   

 

 Kaynak: The Economist

Japonya Fukushima Daiichi nükleer enerji reaktörleri kazaları sonrası sağlanan önemli dersler arasında politik ve şeffaf olmayan nükleer yasal düzenlemeler, nükleer enerji lisanslamaları ile küresel nükleer güç tesisi yasal uygulamaları büyük risk sayılmaktadır. Söz konusu global nükleer kurallar, nükleer prensipler ve nükleer standartlar yönünden zafiyetli küresel nükleer yatırımlar ile nükleer projelerin ne kadar rizikolu olduğunun açıkça ortaya çıkması da alınan önemli dünya nükleer güvenlik, radyasyon sağlığı ve güvenliği dersleri arasında kabul edilmektedir. Çin karar organlarının anlaşılması güç ve karmaşık yapısı da iddialı ve riskli nükleer teknolojik projeler ile nükleer yatırımların hedeflerinin belirlenmesi açısından yetersiz kalmaktadır. Fransa Nükleer Güvenlik Düzenleme Kuruluşu, 2014 yılı başlarında birlikte çalıştığı Çinli organizasyonun karar mekanizmaları kapsamında yaşadığı zorlukları ve sıkıntıları alenen duyurmuştur. Çin yönetimi ülkede yenilikçi teknolojilere yönelik güvenlik kriterleri ile kıstasları uygulanması ve denetimi yönünden ihmaller zinciri ve karmaşası içinde kifayetsiz bir politika izlemektedir. Örneğin, Temmuz 2011 ‘de Çin Zhejiang Eyaleti Wenzhou kenti yakınlarındaki viyadük üzerinde iki hızlı trenin çarpışması sonucu 50 ye yakın insan can vermiştir. İleri ve yüksek teknoloji uygulanan Çin demiryolları ağında sinyalizasyon sistemi hatasından kaynaklanan hızlı tren kazası felaketinin temel nedeni olarak ülkenin güvenlik kültürü zafiyeti ile birlikte yasal düzenleme ve kanuni denetim kusurları gösterilmektedir.

 Wenzhou hızlı tren kazası vuku bulmasından hemen sonra kurtarma ve arama faaliyetleri aşağıda görüntülenmiştir. 

Çin kapasite geliştirme politikası yaklaşımı, kaza riskinin artırılması yanında yeni kazaları da yoğun şekilde davet etmektedir. Örneğin, deneyimi kanıtlanmış ve küresel boyutta yaygın biçimde kullanılan referans nükleer reaktörler yerine yeni tasarım nükleer reaktör modelleri seçimi yoluyla Çin Hükümeti, Batı dizaynı yeni kuşak nükleer santral ünitelerini yerli imkânlarla üretmeyi hedeflemektedir. Böylece Çin’in yenilikçi katkılarıyla reaktör patent hakkını kazanmak suretiyle söz konusu yeni nükleer santral sistemlerini dünya nükleer enerji marketleri ve alıcılarına küresel nükleer tedarikçi olarak sunması bir avantaj sayılmaktadır. Ancak, söz konusu yöntemin dezavantajı ise birbirine rakip olan devlete ait firmalar tarafından geliştirilen yeni nükleer tasarımlar ve projelerin hiçbirinin küresel nükleer güvenlik ölçütleri ve global nükleer radyasyon güvenliği kriterleri yönünden iyice test edilmeden piyasada kıyasıya rekabet etmesidir. Çin, Batı ülkelerine benzer şekilde en yaygın nükleer teknolojiyi kullanan nükleer reaktör tipleri seçimine ağırlık vererek aynı zamanda hızla süregelen nükleer güç santrali NGS kurulması yatırımlarını yavaşlatarak nükleer düzenleme otoriteleri ve nükleer denetleme kuruluşları birmlerinin ayrıntılı incelemelerine olanak ve fırsat tanımalıdır. Sadece yıllardan beri ülkede is ve kurum kökenli çevre kirliliği yaratan temel enerji kaynağı kömürlü santral ünitelerini fail olarak görmek yeterli olmamaktadır. Bu arada Çin yenilenebilir enerji kaynakları YEK elektrik santralleri sistemleri maliyetleri ciddi düşüşler yaşamaktadır. Ayrıca, Çin YEK güç üretimi üniteleri verimliliği de maksimum düzeylere doğru yükselmektedir.  Çin toplam elektrik üretimi kapasitesi rakamlarının yarısı sadece 2013 yılında kurulu güce ilave olarak gerçekleştirilmiştir. Gerçekleşen Çin elektrik üretimi kapasitesi ise YEK menşeli hidroelektrik santraller HES, rüzgâr enerjisi santralleri RES ve güneş enerjisi santralleri GES üniteleri ile sistemlerinden oluşmaktadır. Sonuçta, Çin ölümcül eski kömür ve düşük kalorili linyit tüketen güç santralleri elektrik üretimleri teknolojileri yerine çok daha güvenli modern alternatif enerji kaynakları sistemleri ve üniteleri kurulumu projeksiyonları ile aynı zamanda düzenli nükleer güç yatırımı planları gerçekleştirmesi uygun görülmektedir.    

Ahmet Cangüzel Taner

Fizik Yüksek Mühendisi

Radyasyondan Korunma Derneği

This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.  

Kaynaklar:

-Yeni Nesil Nükleer Güç Reaktörleri, Ahmet Cangüzel Taner, Radyasyondan Korunma Derneği (TRKD) Yayınları, 2013.

-Dünya Toryum Rezervleri ile Küresel Karbonsuz Toryum Kaynaklı Nükleer Elektrik Reaktörleri Geliştirilmesi için Yapılan Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar, Ahmet Cangüzel Taner, TRKD Yayınları, 2014.

-Dünya Elektrik Arz Güvenliği Sıkıntıları Çözümü Perspektifleri Kapsamında Yüzer Karbonsuz Yeni Nesil Nükleer Enerji Santralleri Kurulması Çalışmaları, Ahmet Cangüzel Taner, TRKD Yayınları, 2014.

-The Economist Dergisi, (06 Aralık 2014 – 12 Aralık 2014).

-The Economist Dergisi, (20 Aralık 2014 – 02 Ocak 2015).

Okunma 252741 defa Son Düzenlenme Cumartesi, 21 Mart 2015 20:56