wrapper

Son Dakika

Makaleler (18)

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Ahmet Cangüzel Taner

Fizik Yüksek Mühendisi

Radyasyondan Korunma Derneği (This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.)

Geleneksel karbonsuz nükleer enerji reaktörleri üniteleri yoğun su kaynaklarının bulunduğu deniz, göl ve nehir kıyılarına kurulması gerekmektedir. Ortalama büyüklükte klasik nükleer elektrik reaktörü işletilmesi çerçevesinde nükleer fisyon tepkimeleri aynı zamanda nükleer tesis içinde muhafaza altına alınması zorunlu olan kullanılmış ve tüketilmiş nükleer yakıtların soğutulması prosesleri bağlamında saniyede en az 50 metreküp su temini icap etmektedir. Mevzu bahis karalarda kurulu baz yük kaynağı geleneksel nükleer güç santrali NGS sistemleri soğutma suyu sorunları sonucu nükleer yakıt erimesi (nuclear meltdown) kazaları vuku bulması küresel karbonsuz nükleer enerji gelişimi ve yaygınlaşması süreci üzerinde olumsuz rol oynamaktadır. Söz konusu pasif nükleer güvenlik sistemleri soğutma donanımları yetersizliği ise doğal afetler zinciri sonrası ortaya çıkan Japon Fukushima Dai-ichi (Fukuşima Daiçi) nükleer güç reaktörleri kazaları ve felaketleri olaylarının can alıcı nedenlerinden birini oluşturmuştur. Günümüzde müessif nükleer santral kazaları neticesi meydana gelmesi olası nükleer reaktör yakıtları soğutma suyu problemlerinin giderilmesi yönünde nükleer güvenlik ve radyasyon güvenliği kriterleri perspektifleri çalışmalarına uygun yüzen aynı zamanda deniz altına kurulacak nükleer elektrik reaktörü projeleri önem kazanmaktadır. Yüzer ya da okyanus altına demirli temel enerji kaynakları yenilikçi atom güç istasyonları ünitelerinin deniz, göl ve nehir kıyıları boyunca kurulu konvansiyonel kara nükleer fisyon santralleri kompleksleri sistemlerine nazaran önemli avantajları ve üstünlükleri bu yazı kapsamında incelenmektedir.

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Ahmet Cangüzel Taner
Fizik Yüksek Mühendisi
Radyasyondan Korunma Derneği (This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

Baz enerji kaynağı karbonsuz nükleer güç santralleri NGS elektrik üretimleri ile meydana gelen çok uzun yarı ömürlü yüksek düzeyli tüketilmiş nükleer yakıtların on binlerce yıl boyunca güvenli ve düzenli biçimde korunması gerekmektedir. Oluşan tehlikeli nükleer yakıt atıklarının idaresi ise ulusal nükleer güvenlik ve radyasyon güvenliği yasal mevzuatları ve yönetmelikleri uyarınca her ülke tarafından ayrıntılı şekilde belirlenmektedir. Radyasyon ölçüm düzeyleri göz önüne alınarak düşük radyasyon seviyeli  kısa yarı ömürlü radyoaktif atıklar, yine düşük radyasyon seviyeli ancak uzun yarı ömürlü radyoizotoplar ve yüksek radyasyon seviyeli uzun yarı ömürlü nükleer atıkların yok edilmesi bağlamında oldukça farklı radyoaktif atık teknolojisi yöntemleri uygulanmaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonların biyolojik etki mekanizmaları sonucu oluşacak zararlar ve olumsuzluklardan çevrenin aynı zamanda insanların korunması açısından özellikle çok uzun yarı ömürlü yüksek radyasyon seviyeli olan küresel nükleer atıkların bertaraf edilmesi önem taşımaktadır. Finlandiya radyoaktif maddeler yönetimi projesi çerçevesinde yüz binlerce yıl radyasyon güvenliği korunması sağlayacak olan nükleer atıkların bertarafı ve imhası teknolojileri bu yazıda incelenmektedir.  

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Amerika temel yük kaynağı karbonsuz nükleer güç santralleri NGS reaktörleri sayısı yaklaşık 100 civarındadır. Bir başka deyimle, küresel nükleer enerji profili kapsamında global toplam güç üretimi yönünden dünyada halen faaliyet gösteren nükleer elektrik reaktörleri ünitelerinin neredeyse üç tanesinden biri Amerika’da işletilmektedir. 

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Küresel nükleer bombalar üretimleri ve global atom silahları yapımları sonrası uranyum kırıntıları (uranium tailings) şeklinde radyoaktif atıklar ve nükleer kalıntılar ortaya çıkmaktadır. Uranyumlu nükleer atıklar ve radyoaktif kalıntılar ise jeolojik koşulları ve nüfus yoğunlukları uygun bölgelere çoğu kez de toprak altına gömülmektedir. Ancak, nükleer atıkların son depolanması ve bertaraf edilmesi uygun biçimde yapılmadığı takdirde radyoaktif sızıntılar olmakta ve yörede iyonlaştırıcı radyasyonların biyolojik etkileri nedeniyle kanser hastalıkları vakaları artışları dikkat çekmektedir.

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

Yerkürede temiz enerji kaynağı güneşin elde edilmesi insanoğlunun en büyük düşleri arasında sayılmaktadır. Güneşin dünyada meydana getirilmesi hayalinin gerçekleşmesi halinde ise karbonsuz temel yük kaynağı füzyon tepkimeleri kökenli termonükleer elektrik üretimi kompleksleri kurulacaktır.

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Çin elektrik talebi ve temel enerji kaynağı güç ihtiyacı ülkenin yüksek büyüme hızı rakamlarına paralel şekilde süratle artmaktadır. Artan Çin enerji kullanımı ve elektrik gereksinimi ile birlikte gezegenimiz global sera gazı emisyonları özellikle de küresel karbon salımları ve dünya karbondioksit salınımları yükseliş oranları yönünden çok tehlikeli boyutlara aynı zamanda aşırı seviyede olumsuz bir atmosfere doğru sürüklenmektedir.

Öğeyi Oyla
(26 oy)

Evren, daha geniş anlamı ile kâinat; 13 milyar 700 milyon yıl önce meydana gelen çok şiddetli bir patlamanın sonucu; mekân, zaman ve maddenin yaratılması sayesinde oluştu. Önceleri evrenin yaşı 15 - 20 milyar yıl arasında tahmin ediliyordu ama artık bu oluşumu ± %1 hata ile kesin olarak biliyoruz. Başka bir deyişle ± 137 milyon yıl hata sınırı içerisinde evrenin yaşını kestirebilmekteyiz.

Öğeyi Oyla
(0 oy)

Radyasyon yaşamın gerçeği veya bir parçası kabul edilmek zorundadır. Doğal olarak dünyanın her yerinde kaçınılamaz şekilde bulunan radyoaktif maddeler veya kaynaklar aracılıyla hem dâhili hem de harici (iç ve dış) yollardan olmak üzere radyasyonlarla ışınlanma sureti ile yaşantımızı sürdürmekteyiz.

Öğeyi Oyla
(1 Oyla)

GİRİŞ 

İyonlaştırıcı radyasyonların biyolojik etkileri; fizik, kimya ve biyoloji temel bilimler ile tıp ve mühendisliklere kadar uzanan uygulama alanlarında faaliyet gösteren çok önemli bilim dallarını da kapsayacak şekilde, geniş bir bilim sahasını içine almaktadır. İyonlaştırıcı radyasyonlar; üzerlerinde bulunan enerjilerini dokulara aktarmak sureti ile onlara zarar verebilmekte, yüksek dozdaki zararlar, ölüm, nesilden nesillere geçen genetik etkiler, bir başka deyişle, kuşaktan kuşağa geçen kusurlar veya kanser gibi daha sonra ortaya çıkan habis hastalıklar şeklinde olabilmektedir.